- Müellifin —Allah ona rahmet etsin— cevaplandırmadığı delillerden biri de namazı terk edenin kâfir olmadığını söyleyen bazı kimselerin ileri sürebileceği şu sözdür: Hz. Peygamber’in ﷺ, “Hiçbir hayır işlememişlerdi.” buyruğu. Bu ifade, kıyamet günü müminlerin şefaati ve cehennemden çıkmaları hakkındaki hadiste geçmektedir.
Bu hadisin rivayetlerinden birinde şöyle buyurulur: “Kurtulduklarını görünce kardeşleri hakkında şöyle derler: ‘Rabbimiz! Kardeşlerimiz bizimle birlikte namaz kılar, oruç tutar ve amel işlerlerdi.’ —Bir rivayette: ‘Bizimle birlikte haccederlerdi.’— Bunun üzerine Allah Teâlâ şöyle buyurur: ‘Gidin, kalbinde bir dinar ağırlığınca iman bulduğunuz kimseleri çıkarın.’ Allah onların suretlerini ateşe haram kılar. Onların yanına giderler; bazıları ayaklarına kadar, bazıları da baldırlarının yarısına kadar ateşe gömülmüştür. Tanıdıklarını çıkarır, sonra geri dönerler. Allah şöyle buyurur: ‘Gidin, kalbinde yarım dinar ağırlığınca iman bulduğunuz kimseleri çıkarın.’ Tanıdıklarını çıkarır, sonra geri dönerler. Allah şöyle buyurur: ‘Gidin, kalbinde zerre ağırlığınca iman bulduğunuz kimseleri çıkarın.’ Onlar da tanıdıklarını çıkarırlar.”
Hadisin devamında şöyle buyurulur: “Peygamberler, melekler ve müminler şefaat ederler. Ardından Cebbâr olan Allah, ‘Benim şefaatim kaldı.’ buyurur. Cehennemden bir avuç alarak yanmış birtakım kimseleri çıkarır (1). Bunlar, cennetin girişlerinde bulunan ve ‘hayat suyu’ denilen bir nehre bırakılırlar. Selin taşıyıp biriktirdiği şeylerin arasında tohumun filizlenmesi gibi, bu nehrin iki kıyısında yeniden gelişip canlanırlar…”
Hadisin devamında şöyle buyurulur: “Cennete girerler. Cennet ehli şöyle der: ‘Bunlar Rahmân’ın azat ettiği kimselerdir,