özellikle öğle namazını ikindi vaktine erteliyorlardı. Hz. Peygamber onların arkasında namaz kılmayı emretmişti; bu namaz da (1) kılan kişi için nafile olur. Ayrıca ona namazı vaktinde kılmasını emretmiş ve bu yöneticilerle savaşmayı yasaklamıştı.
Dediler ki: Gündüz namazını erteleyip gece, yahut gece namazını erteleyip gündüz kılan kimsenin yaptığı ise kendisine emredilenden ve Allah ile Resûlü’nün dinen belirlediğinden farklıdır. Dolayısıyla bu namaz ne sahih ne de makbul olur.
Dediler ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “İkindi namazını terk edenin ameli boşa gider” (2) buyurmuştur. Yine, “İkindi namazını kaçıran kimse, ailesini ve malını kaybetmiş gibidir” (3) buyurmuştur. Eğer bu namazı gece kılarak telafi etmesi mümkün olsaydı, ameli boşa gitmezdi (4); ailesini ve malını kaybeden biri gibi amellerinden mahrum kalmazdı.
Dediler ki: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu sahih olarak sabittir: “Güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekâtına yetişen, ikindi namazına yetişmiş olur. Güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekâtına yetişen de sabah namazına yetişmiş olur” (5).
Eğer bu namazları güneş battıktan ve doğduktan sonra kılmak her durumda sahih olsaydı, o zaman