uyuyan ve unutan kimsenin onu vakti çıktıktan sonra kaza etmesi.
Şöyle dediler: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı, Hendek günü ikindi namazını akşam namazından sonra kılmışlardır (1). Onların (2) ne uykuda oldukları ne de bu namazı unuttukları kesin olarak bilinmektedir. İçlerinden bazıları unutmuş olsa bile hepsinin birden unutmuş olması söz konusu değildir.
Şöyle dediler: Namazı geciktirerek ihmalkâr davranan kişi nasıl olur da mazeretli olandan daha iyi durumda olur; ihmalkâr davrananın yükümlülüğü hafifletilirken mazeretli olanınki ağırlaştırılır!
Şöyle dediler: Yüce Allah, Resulünü ve ashabını (3), namazı kaçıran kimsenin hükmünü ümmete açıklamak için uyutmuştur. Böylece namazı kaçırmakla bu yükümlülüğün kişinin üzerinden düşmediğini, aksine onu daha sonra kaza ederek telafi etmesi gerektiğini (4) göstermiştir.
Şöyle dediler: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan'da cinsel ilişkiyle orucunu bozan kimseye, o günün yerine bir gün oruç tutarak kaza etmesini emretmiştir (5).
Şöyle dediler: Kıyas da kazanın vacip olmasını gerektirir. Çünkü mükellefe yöneltilen emir, ibadeti vaktinde yerine getirmesidir. Eğer vakti ihmal edip geçirirse bu, o ibadeti yerine getirme yükümlülüğünü üzerinden düşürmez.