Yine Müslim’in Sahīh’inde (1) Ebū Hüreyre’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kim namazı unutursa, hatırladığı zaman onu kılsın. Çünkü Allah, ‘Beni anmak için namaz kıl’ [Taha/14] buyurmuştur.”
Dārekutnī’nin (2) rivayetinde bu hadis şöyle geçmektedir: “Kim bir namazı unutursa, o namazın vakti, onu hatırladığı andır.” Bu ifadeler, namazın derhal kılınmasının zorunlu olduğunu açıkça göstermektedir.
Şöyle dediler: Geciktirmenin caiz olduğuna dair getirdiğiniz deliller, ancak kişinin ihmalkâr sayılmasına ve namazı kaza etmekten yüz çevirmiş olmasına yol açmayacak kadar kısa bir geciktirmeye delâlet eder. Aksine (3) kişi bunu, namazı daha mükemmel bir şekilde kılmak için yapar: Bir yeri diğerine tercih etmek, birlikte namaz kılarak namazın sevabını (4) artıracağı yol arkadaşlarını veya bir cemaati beklemek gibi. Bunlar, namazın yararı ve daha mükemmel kılınması için yapılan kısa geciktirmelerdir. Namazın yararı için yapılan bu kısa geciktirmeden, onu yıllarca geciktirmenin caiz olduğu nasıl çıkarılabilir!
İmam Ahmed, yolcunun konakladığı yerde uyuyakalıp namazın vaktini kaçırması hâlinde, oradan başka bir yere geçerek namazı orada kaza etmesinin müstehap olduğunu açıkça belirtmiştir;