Birincisinde namazın kabul edileceği (1) nas ve icmâ ile sabittir. Bu (2), kişinin uyku veya unutma sebebiyle kaçırdığı gündüz namazını gece, gece namazını da gündüz kılmasıdır.
Nitekim Buhārī ve Müslim’in Sahih’lerinde (3), Enes (4) b. Mâlik radıyallahu anh aracılığıyla Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu sabittir: “Kim bir namazı unutur veya uyuyup kaçırırsa, bunun kefareti, hatırladığı zaman o namazı kılmasıdır.” Bu lafız Müslim’e aittir.
Müslim (5), yine Enes’ten şu rivayeti nakletmiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Biriniz uyuyarak veya unutarak namazı kaçırırsa, hatırladığı zaman onu kılsın. Çünkü Allah, ‘Beni anmak için namaz kıl (6)’ [Tâhâ/14] buyurur.”
Müslim’in Sahih’inde (7), Ebû Hüreyre radıyallahu anhtan şöyle rivayet edilmiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hayber Gazvesi’nden (8) dönerken bir gece yol aldı. Uykusu gelince dinlenmek üzere konakladı ve Bilâl’e, “Bu gece bizim için nöbet tut” dedi. Bilâl kendisine takdir edildiği kadar namaz kıldı; Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de uyudu