Kitāb al-Ṣalāhİbn Kayyim

Onun burada itikadî küfrü değil, amelî küfrü kastettiği açıktır. Bu küfür, kişiyi İslâm dairesinden ve dinden bütünüyle çıkarmaz. Nitekim zina eden, hırsızlık yapan (1) ve içki içen kimse de, kendisinden iman adı kalksa bile, dinden çıkmaz.

Bu ayrım, ümmet içinde Allah’ın kitabını, İslâm’ı, küfrü ve bu ikisinin gerektirdiği hususları (2) en iyi bilen sahâbenin görüşüdür. Dolayısıyla bu meseleler yalnızca onlardan öğrenilmelidir. Sonraki nesiller onların ne kastettiğini anlayamamış ve iki gruba ayrılmıştır:

Bir grup, büyük günahlar sebebiyle insanları dinden çıkarmış ve bu günahları işleyenlerin cehennemde ebediyen kalacağına hükmetmiştir.

Diğer grup ise onları imanları eksiksiz müminler saymıştır. Bunlar aşırıya gitmiş, ötekiler ise gerekenin gerisinde kalmıştır. Allah, Ehl-i sünneti en doğru yola ve orta yolu tutan görüşe yöneltmiştir. Bu görüşün mezhepler arasındaki konumu, İslâm’ın dinler arasındaki konumu gibidir.

Şu hâlde küfrün daha hafif bir derecesi, nifakın daha hafif bir derecesi, şirkin daha hafif bir derecesi, fıskın daha hafif bir derecesi (3) ve zulmün daha hafif bir derecesi vardır.

Süfyān b. Uyeyne, Hişām b. Huceyr’den, o Tāvūs’tan, o da İbn Abbas’tan Allah Teâlâ’nın şu sözü hakkında nakilde bulunmuştur: “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.”

(1) ض nüshasında: “Hırsız ve zina eden dinden çıkmaz”. (2) هـ ve ط nüshalarında: “Onun gerektirdiği hususlar”. (3) س nüshasında “ve daha hafif bir fısk” ifadesi yoktur.
ومعلومٌ أنَّه إنَّما أراد الكفر العملي لا الاعتقادي. وهذا الكفر لا يخرجه من الدَّائرة الإسْلامية، والمِلَّة بالكُلِّيَّة، كما لم يخرج الزَّاني والسَّارق (١) والشَّارب من المِلَّة، وإنْ زال عنه اسم الإيمان. وهذا التَّفصيل هو قول الصَّحابة، الذين هم أعلم الأُمَّة بكتاب الله، وبالإسلام، والكفر، ولوازمهما (٢)؛ فلا تُتَلَقَّى هذه المسائل إلَّا عنهم. فإنَّ المتأخِّرين لم يفهموا مرادهم، فانقسموا فريقين: فريقًا أخرجوا من المِلَّة بالكبائر، وقضوا على أصحابها بالخلود في النَّار. وفريقًا جعلوهم مؤمنين، كاملي الإيمان، فهؤلاء غلوا، وهؤلاء جفوا. وهدى الله أهل السُّنَّة للطَّريقة المثلى، والقول الوسط، الذي هو في المذاهب كالإسلام في الملل. فههنا كُفْرٌ دون كُفْرٍ، ونِفاقٌ دون نِفاقٍ، وشِرْكٌ دون شِرْكٍ، وفُسُوقٌ دون فُسُوقٍ (٣)، وظُلمٌ دون ظُلمٍ. قال سفيان بن عيينة عن هشام بن حجير عن طاووس عن ابن عباس في قوله تعالى: ﴿وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ﴾
(١) ض: "لا يخرج السارق والزاني". (٢) هـ وط: "لوازمها". (٣) ليس في س: "وفسوق دون فسوق".

Şirket

  • Hakkımızda
  • Fiyatlandırma
  • Neden Çevirelim?

Destek

  • Bize ulaşın
  • Hata bildir
  • Bize destek olun
  • Bağış yap
  • Yapay Zeka Mücadele Arenası

Bizi takip edin

© 2026 Kutub. Tüm hakları saklıdır.
Şartlar ve koşullarGizlilik politikasıÇerezler