iman, daha önce açıklandığı üzere, yalnızca (1) tasdikten ibaret değildir; aksine, itaati ve boyun eğişi gerektiren tasdiktir.
Aynı şekilde hidayet de yalnızca (2) hakkı bilmek ve onu açıkça kavramaktan (3) ibaret değildir; aksine, hakka uymayı ve onun gereğince amel etmeyi gerektiren bilgidir. İlkine hidayet denilse bile bu, hidayete ermeyi gerektiren tam hidayet değildir. Nitekim doğruluğa inanmak da tasdik diye adlandırılsa bile bu, imanı gerektiren tasdik değildir.
Öyleyse bu esası yeniden gözden geçirmeli ve gözetmelisin.
Bölüm
Burada başka bir esas daha vardır: Küfür iki türlüdür: Amelî küfür ile inkâr ve inat küfrü. İnkâr küfrü, bir kimsenin Rabbin isimleri, sıfatları, fiilleri ve hükümleri konusunda Resul’ün Allah katından getirdiğini bildiği şeyleri inkâr ve inatla reddetmesidir.
Bu küfür, imana her yönden aykırıdır.
Amelî küfür ise imana aykırı olan ve imana aykırı olmayan şeklinde ikiye ayrılır.