imanın; bunları terk etmek ise küfrün şubelerindendir. Allah’ın indirdiğiyle hükmetmek imanın şubelerinden, Allah’ın indirdiğinden başkasıyla hükmetmek ise küfrün şubelerindendir. İtaatlerin tamamı imanın şubelerinden olduğu gibi, günahların tamamı da küfrün şubelerindendir.
İmanın şubeleri iki kısımdır: sözle ilgili olanlar ve fiille ilgili olanlar. Küfrün şubeleri de aynı şekilde iki türlüdür: sözle ilgili olanlar ve fiille ilgili olanlar.
İmanın sözle ilgili şubeleri arasında, ortadan kalkması imanın da ortadan kalkmasına yol açan (1) bir şube vardır. Aynı şekilde imanın fiille ilgili şubeleri (2) arasında da ortadan kalkması imanın ortadan kalkmasına yol açan şubeler vardır.
Küfrün sözle ve fiille ilgili şubeleri de böyledir. Kişi, küfrün şubelerinden biri olan küfür sözünü kendi iradesiyle söylemekle nasıl kâfir olursa, puta secde etmek ve mushafı küçümsemek gibi küfrün şubelerinden birini işlemekle de kâfir olur. Bu, bir temel ilkedir.
Burada bir başka temel ilke daha vardır: İmanın hakikati, söz ve amelden oluşur.
Söz iki kısımdır: Kalbin sözü, yani inanç; dilin sözü, yani İslâm’ı ifade eden sözü söylemek. Amel de iki kısımdır: Kalbin ameli, yani niyeti ve ihlâsı; bedenin ameli. Bu dört unsur ortadan kalktığında iman bütünüyle ortadan kalkar. Kalbin tasdiki ortadan kalktığında diğer unsurlar fayda vermez; çünkü kalbin tasdiki şarttır