16
Hâkim bunu “Sahīh”inde bu lafızla rivayet etmiştir (1). Yine şöyle buyurmuştur: “Ümmetimde iki davranış vardır ki bunlar, onları işleyenler için küfürdür: Soylara dil uzatmak ve ölüye ağıt yakmak.” (2). Bunun benzerleri çoktur.
Şöyle dediler: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, zina edenden, hırsızdan, içki içenden ve yağmacıdan iman vasfını nefyetmiştir. Ancak bu vasfın onlardan kaldırılması, inkâr küfrüne düşmelerini ve cehennemde ebedî kalmalarını gerektirmez. Aynı şekilde namazı terk edenin küfrü de inkâr küfrü değildir ve cehennemde ebedî kalmayı gerektirmez.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur.” (3). Böylece onun iman sahibi olduğunu nefyetmiş,
(1) el-Müstedrek (1/65). Ahmed (2/69), İbn Hibbān (4358) ve Ebû Dāvūd (3251), “Şirk koşmuştur” lafzıyla; Tirmizī (1535) ise “Küfre girmiş veya şirk koşmuştur” lafzıyla rivayet etmişlerdir. Hepsi İbn Ömer’den (Allah ondan razı olsun) merfu olarak rivayet etmiştir. Tirmizī hadisi hasen; Hākim, Buhārī ve Müslim’in şartlarına göre sahih kabul etmiştir. Elbānī de el-İrvā (2561) ve es-Sahīha’da (2042) sahih kabul etmiştir.
(2) Müslim (67) ve başkaları, benzerini Ebû Hüreyre’den (Allah ondan razı olsun) merfu olarak rivayet etmişlerdir. Rivayetin lafzı şöyledir: “İnsanlarda iki davranış vardır ki bunlar, onları işleyenler için küfürdür: Soylara dil uzatmak…” Hadisin devamı vardır.
(3) Ahmed (3/135), İbn Huzeyme (2335), İbn Hibbān (194), Diyā el-Muhtāra’da (5/74), Beyhakī (4/97) ve başkaları, çeşitli tariklerle Enes’ten (Allah ondan razı olsun) merfu olarak rivayet etmişlerdir. İbn Huzeyme ve İbn Hibbān hadisi sahih kabul etmişlerdir. Elbānī de İbn Ebû Şeybe’nin Kitābü’l-İmān’ına yaptığı tahricde (12) sahih kabul etmiştir.
Hadis, İbn Ömer, Ebû Musa, Ubāde ve diğer bazı sahâbîlerden de (Allah hepsinden razı olsun) rivayet edilmiştir; ancak bu rivayetlerin isnadları tenkide açıktır. Ayrıca Hasan-ı Basrī’den, Peygamber’e (sallallahu aleyhi ve sellem) nispetle mürsel olarak da rivayet edilmiştir. Diyā’nın el-Muhtāra’sında (5/74) belirtildiği üzere Dārekutnī, mürsel rivayeti tercih etmiştir.
رواه الحاكم في "صحيحه" بهذا اللَّفظ (١)، وقوله: "ثنتان في أُمَّتي هما بهم كفرٌ؛ الطَّعن في الأنساب، والنِّياحة على الميِّت" (٢). ونظائر ذلك كثيرةٌ.
قالوا: وقد نفى النَّبيُّ ﷺ اسم الإيمان عن الزَّاني، والسَّارق، وشارب الخمر، والمنتهِب، ولم يوجب زوال هذا الاسم عنهم كفر الجحود والخلود في النَّار؛ فكذلك كفر تارك الصلاة، ليس بكفر جُحُودٍ، ولا يوجب التَّخليد في الجحيم.
وقد قال النَّبيُّ ﷺ: "لا إيمان لمن لا أمانة له" (٣). فنَفَى عنه الإيمان،
(١) المستدرك (١/ ٦٥)، وقد أخرجه أحمد (٢/ ٦٩)، وابن حبَّان (٤٣٥٨)، وأبوداود (٣٢٥١)، بلفظ: "أشْرك"، والترمذي (١٥٣٥) بلفظ: "كَفَر أوأشْرك"، كلُّهم من حديث ابن عمر ﵁ مرفوعًا. وقد حسَّنه الترمذي، وصحَّحه الحاكم على شرط الشَّيخين، والألباني في الإرواء (٢٥٦١) والصَّحيحة (٢٠٤٢).
(٢) أخرجه بنحوه مسلمٌ (٦٧) وغيره، من حديث أبي هريرة ﵁ مرفوعًا، ولفظه: "اثنتان في النَّاس هما بهم كفر: الطَّعن في النَّسب .. " الحديث.
(٣) أخرجه أحمد (٣/ ١٣٥)، وابن خزيمة (٢٣٣٥)، وابن حبان (١٩٤)، والضِّياء في المختارة (٥/ ٧٤)، والبيهقي (٤/ ٩٧)، وغيرهم، من طرقٍ عن أنسٍ ﵁ مرفوعًا. وقد صحَّحه ابن خزيمة وابن حبَّان، والألباني في تخريجه لكتاب الإيمان لابن أبي شيبة (١٢).
وقد رُوِيَ من أحاديث عِدَّة من الصَّحابة، كابن عمر وأبي موسى وعبادة وغيرهم ﵃، ولا يخلو أسانيدها من مقالٍ. ورُويَ مرسلًا من حديث الحسن البصري عن النَّبيِّ ﷺ. ورجَّح الدَّارقطني إرساله كما في المختارة للضياء (٥/ ٧٤).