iki şehadete; bu ikisi bir direk, namaz bir direk, zekât da bir direktir (1). Öyleyse nasıl olur da İslam kubbesi, direklerinden biri (2) yıkıldığında ayakta kalır da diğer direkleri yıkıldığında kalmaz!
Üçüncüsü: Bu esasları İslam’ın kendisi saymış ve İslam adının ifade ettiği kapsama dâhil etmiştir (3). Bir ad, birden fazla unsurdan oluşan bir bütünü ifade ediyorsa, bunlardan bazıları ortadan kalktığında o adın ifade ettiği bütün de ortadan kalkar. Hele ortadan kalkan unsur, o bütünün temel dayanaklarından biriyse, yalnızca temel dayanak niteliği taşımayan parçalarından biri (4) değilse, bu daha da açıktır. Evin duvarı da böyledir: Duvar yıkıldığında ev de yıkılır. Çubuk, tahta, kerpiç ve benzeri parçalar ise böyle değildir.
Onuncu delil: Enes’ten rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (5) şöyle buyurmuştur: “Bizim gibi namaz kılan, kıblemize yönelen ve kestiğimiz hayvanın etinden yiyen kimse Müslümandır. Bizim sahip olduğumuz haklara sahiptir ve bizim yükümlülüklerimizle yükümlüdür” (6).