Allah’ın “Şüphesiz Allah, hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her türlü övgüye lâyık olandır” [Hac/64], “Allah, hakkıyla işiten ve bilendir” [Mâide/76] ve “Şüphesiz O, çok bağışlayan, çok merhametli olandır (1)” [Yusuf/98] buyruklarında ve benzerlerinde olduğu gibi.
Dokuzuncu delil: Allah Teâlâ’nın şu buyruğudur:
“Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine bu ayetler hatırlatıldığında secdeye kapanan, Rablerini hamd ile tesbih eden ve büyüklük taslamayanlar iman eder.” [Secde/15]
Bu ayetin delil oluşu şu yöndendir: Yüce Allah, kendisine Allah’ın ayetleri hatırlatıldığında secdeye kapanıp (2) Rabbini hamd ile tesbih etmeyen kimsenin imanını nefyetmiştir. O’nun ayetlerini (3) hatırlatmanın en önemli örneklerinden biri, namazla ilgili ayetleri hatırlatmaktır. Kendisine bu ayetler hatırlatıldığı hâlde öğüt almayıp namaz kılmayan kimse, onlara iman etmemiştir. Çünkü (4) Yüce Allah, bu ayetlere iman edenleri, secde eden kimseler olmalarıyla diğerlerinden ayırmıştır. Bu, en güzel ve sonuca en doğrudan ulaştıran delillendirmelerden biridir. Dolayısıyla Allah Teâlâ’nın “Namazı kılın (5)” [Bakara/43] buyruğuna ancak namazı kılmayı üstlenen kimse iman etmiş olur.
Onuncu delil: Allah Teâlâ’nın şu buyruğudur:
“Onlara ‘Rükû edin’ denildiğinde rükû etmezler. (48) Yazıklar olsun